YÜKSELEN DEKORASYON TRENDİ : JAPANDİ

Küreselleşmenin giderek hızlandığı günümüzde, özellikle internetin yaygınlaşmasıyla, bilgiye erişim oldukça kolaylaştı. Dünyanın bir ucunda olan bitenden saniyeler içinde haberdar olabiliyor, öğrendiklerimize göre aksiyon alabiliyor ve bu durumun çokça avantajını yaşıyoruz. Günümüzde, her alandaki yeniliklere kolayca erişebiliyor olmak daha bilinçli kararlar almamızı ve kişisel gelişimimizi desteklerken, küresel bağlantılar sayesinde farklı kültürleri daha iyi anlama ve farkındalık düzeyimizi artırma fırsatı da yaratıyor.  

Trendleri takip etmenin oldukça önemli olduğu iç tasarım dünyasında da, şüphesiz ki internet mükemmel bir ilham kaynağı. Dijital medyalarda, hemen hepimizin karşısına mimari ve dekorasyon ile ilgili çokça görsel içerik çıkıyor, hepimizin etrafını saran fiziksel çevre bağlamında bunlardan etkileniyoruz ve bir anlamda kendi tarzımızı bulmamıza yardımcı oluyor desek yanlış olmaz. Peki, birçok dekorasyon stili arasında neden Japandi bu dönemde daha fazla öne çıkıyor? Bunu öğrenmek için Japandi’yi başından ele almakta fayda var. 

Japandi, adından da anlaşılacağı gibi, Japon ve İskandinav tarzlarının karışımını ifade eden bir kelime. Köken olarak ‘Japan’ ve ‘Scandi’ (“Scandinavian” kelimesini kısaca ifade etmek için kullanılıyor) kelimelerinin birleşimini ifade etmekte. Sakin yaşamı, doğallığı, geçiciliği, kusurlardaki güzellikleri temel alan eski Japon felsefesi olan Wabi-Sabi’den önemli ölçüde etkilense de bazı noktalarda ayrışan Japandi, aynı zamanda basit zevklerden ve anlardan keyif alma fikrini temel alan İskandinav kavramı ‘hygge’ ile tamamlanıyor. 

Japon estetiği ve tasarımı ise zaten yüzyıllardır kendine özgü bir tarza sahip. Japon dekorasyonunda, minimalist yaklaşım, doğal malzemelerin kullanımı, dengeli düzen ve sakin renkler öne çıkıyor. Japon tasarımının temelini oluşturan; basitlik, zarafet ve dinginliğin vurgulandığı Zen felsefesinin izlerini gördüğümüz Japandi, bu yaklaşımları ile günümüz arayışlarına cevap verir nitelikte. 

Günümüzde hepimizin hayatları giderek büyüyen şehirlerde ve giderek doğadan uzaklaşarak büyük bir koşturma içinde geçiyor. Etkilerini fiziksel ve ruhsal olarak yaşamımızın birçok alanında görüyoruz ve bununla başa çıkmanın yollarını arıyoruz. Bu durum, artan nüfus ve küçülen yaşam alanlarının getirileri ile birleştiğinde, bizi yaşamlarımıza ve yaşam alanlarımıza dair farklı arayışlara yönlendiriyor. Aslında biraz da bu yüzden doğallığı ve sadeliği savunan bu tarz akımlara karşı yakınlık hissediyoruz.  

Yani genel çerçevesi ile Japandi, bu arayışımızda bizlere felsefi temelli bir yol çiziyor. Modern ve çağdaş bir görünümle geleneksel ve doğal unsurları birleştirerek, dengeli ve zarif bir atmosfer yaratmayı amaçlıyor.  

Peki Japandi dekorasyon stilini nasıl tanırız veya uygulayabiliriz? Dayandığı temel hakkında biraz bilgi sahibi olduğumuza göre, özelliklerini bir kaç madde halinde sıralamak daha açıklayıcı olacak.

Minimalist Yaklaşım 

İskandinav tasarımı, minimalist ve fonksiyonel yaklaşımıyla bilinirken, Japon tasarımı genellikle karmaşık detaylar ve doğal malzemelerle ilişkilendirilir. Ancak, her iki tarz da sadelik, temiz hatlar ve doğal malzemelere odaklanma konusunda buluşurlar. Bu iki tarzın birleşimi ile yaratılan sakin ve davetkar bir ortam, Japandi’nin estetik yaklaşım boyutunun temelini oluşturur. 

Japandi stilinde az daha fazladır. Mobilyaların ve dekoratif unsurların azaltılması, yaşam alanlarının ferahlatılması ve dingin bir atmosferin oluşturulmasını sağlar. Japandi’de nesnelerle doldurduğumuz alanlar kadar boş alanlar önemli ve anlamlıdır; fazlalıklardan kaçınılır. Bu nedenle eşyaların fonksiyonel olması ayrı bir önem taşır. Az ama öz, işlevsel ve sade. 

 

 

Doğal Malzemeler 

Japandi tarzı genellikle sade ve doğal görünümlü mekanlar oluşturmayı hedefler. Doğal malzemeler, bu estetiği elde etme ve mekanlara karakter katabilme konusunda her zaman rakipsizdir. Ayrıca, doğal malzemelerin kusurlu dokuları ve renk tonları, mekanlara görsel zenginlik ve çeşitlilik katarken, kusurlardaki güzelliği savunan Zen felsefesinin izlerini yansıtır. 

Aynı zamanda doğal malzemeler genellikle dayanıklı, sağlam ve uzun ömürlüdür. Ayrıca, doğal malzemeler genellikle çevre dostudur ve sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olarak elde edilebilirler. Bu da, Japandi tarzının doğal malzemeleri tercih etme eğilimini destekler. 

-Doğal Ahşap 

Japandi tarzı, genellikle mobilyalarda ve iç mimari detaylarında doğal ahşap kullanımını öne çıkarır.  Doğal ahşap, sunduğu sıcak görünüm ile mekana doğal bir dokunuş katmak açısından mükemmeldir. Ayrıca, Japon ve İskandinav kültürlerinde doğal ahşap, sakinlik ve huzur duygusuyla ilişkilendirilir. Bu nedenle, Japandi’de ahşap, mekanın atmosferini oluşturmak için önemli bir bileşen olarak kullanılır. 

-Taş ve Doğal Mineraller  

Taş ve doğal mineraller, Japandi’nin temel malzemelerinden biridir. Bu malzemeler, doğal ve organik bir his yaratırken, aynı zamanda dayanıklılık ve sağlamlık sağlar. Özellikle Japon mimarisinde, doğal taşlar, zen bahçelerinde ve geleneksel yapılarda sıkça kullanılır. Aynı zamanda doğal taşlardaki kusurlu yüzeyler ve hiç birinin birbirine benzememesinin getirdiği özgünlük, Japandi yaklaşımı ile oldukça iyi bütünleşir. 

-Doğal Işık ve Yeşil Alanlar 

Japandi’de iç mekana doğal ışığı maksimumda ve doğru bir şekilde sokmak, dış mekan ile ilişkiyi güçlendirmek adına yapılabilecek en önemli adımlardandır. Büyük ve yere kadar pencereler ile doğal ışığın yarattığı ferahlık hissi iç mekana taşınır. Ayrıca, iç mekanlarda bitkilerin kullanımı olmazsa olmazlardandır. Abartıdan uzak, sayıca çok fazla olmadan yerleştireceğiniz genellikle çiçeksiz olarak tercih edilen bitkiler; doğal bir atmosfer sağlarken, aynı zamanda iç mekan havasını temizlemesi nedeniyle de vazgeçilmez unsurlardandır. 

-Seramik Objeler 

Japon kültürü deyince, hepimizin aklına ilk gelen konulardan biri seramik sanatındaki ustalıkları. Seramik objeler, Japandi tarzının yarattığı sakin, huzurlu ve doğal atmosferi pekiştirmesi ile, harika tamamlayıcılardır diyebiliriz. El yapımı seramiklerin kendine özgü dokusu, mekana benzersiz bir karakter ve kişilik kazandırır. Aynı zamanda, Japon estetiğinin temel prensiplerinden biri olan “wabi-sabi” felsefesine de uygun olarak, seramik objelerin hafif kusurları, iç mekanlara bir derinlik ve duygu katmak için en iyi alternatiflerdir.  

Sakinleştirici Renk Paleti 

Japandi tarzı genellikle nötr ve pastel tonlarını içerir. Beyaz, gri, bej gibi renkler, ferah ve huzurlu bir atmosfer yaratmada en temel renkler olduğundan, ağırlıklı olarak bu tonları görürüz. Duvarlar, mobilyalar ve diğer dekoratif öğeler genellikle bu nötr tonlarda tercih edilir. Ancak, zaman zaman yumuşak mavi veya yeşil gibi yine doğadan ilham alan tonlar da kullanılabilir. 

Dengeli Kontrastların Gücü 

Japandi, kontrastların dengeli bir şekilde kullanılmasını önemser. Renk paletinde bahsettiğimiz gibi doğadan esinlenen yeşil tonları veya hafif mavi tonları gibi canlı renkler, nötr ve doğal renk paletiyle kullanılarak yumuşak kontrastlar sağlanır. Aynı zamanda farklı dokular ve desenler kullanılarak da kontrast oluşturmak mümkündür. Örneğin, dokulu bir duvar yüzeyi ile düz ve yumuşak bir kumaşın kombinasyonu veya doğal dokulu bir halı ile düz bir zeminin birleşimi gibi kombinasyonlar, yine dengeli kontrast görünümü elde etmek için farklı kullanım örnekleri olabilir. 

 

 

Minimal Dekoratif Unsurlar 

Az sayıda fakat doğru seçilmiş dekoratif unsurlar, Japandi tarzının en önemli dokunuşlarındandır. Az sayıda vazo, mum veya sade el yapımı dokulu bit tablo gibi öğeler, mekandaki sakinliği korurken doğru bir şekilde doldurmaya olanak sağlar.  

Japandi stilinde aydınlatma elemanları da oldukça önemlidir. Doğal ışığı mekana davet etmenin yanında, işlevi ve yalın stiline öncelik verilerek seçilen aydınlatma elemanları, son dokunuşlar için harika tamamlayıcılardır. Bej, krem veya hafif ahşap tonlarındaki abajurlar, yalın ve doğal malzemelerden yapılmış, temiz çizgilere sahip avize veya lambalar, Japandi tarzının estetiğini tamamlar. 

Özet olarak Japandi, karmaşık olmayan, doğal bir yaşam tarzını ve minimalizmi benimseme üzerine kurulu demek mümkün. İnsanı doğa ile bütünleştirmeyi amaçlayan, gereksiz detaylardan uzaklaştırıp ‘özde kalmayı’ felsefe edinen ve doğru uygulandığında sıcaklık ve davetkarlık duygusunu oldukça tadında hissettiren derin bir dekorasyon yaklaşımı ve bir anlamda bir ‘yaşam biçimi’. Doğayla uyum, içsel dinginlik, sadelik ve geçicilik gibi kavramlara odaklanan birçok felsefeyi barındıran Japon kültürü, hayatın anlamı ve özü gibi derin konularda hepimize ilham verirken, yaşadığımız mekanlara dair de bu yaklaşım doğrultusunda bir yol çiziyor. Bu nedenle belki de birçok dekorasyon stiline göre daha fazla ilgilenilmeyi oldukça hak ediyor. 

Canan Pervis